Suudi Arabistan’ın turizmde yürüttüğü büyük dönüşüm, artık yalnızca oteller, eğlence projeleri ve kültür yatırımlarıyla sınırlı değil. Ülke son yıllarda gastronomiyi de yeni turizm stratejisinin önemli parçalarından biri haline getirdi.
Riyad başta olmak üzere büyük şehirlerde çok sayıda uluslararası restoran markası ve ünlü şefin imzasını taşıyan yeni adresler açılırken, yerel Suudi mutfağını çağdaş biçimde yorumlayan restoranlar da giderek daha görünür hale geliyor. Visit Saudi’nin güncel listeleri Riyad’da son dönemde aralarında Carbone gibi uluslararası markaların da bulunduğu çok sayıda yeni restoranın açıldığını gösteriyor.

Michelin Rehberi ülkeye girdi
Dönüşümün en önemli göstergelerinden biri Michelin Rehberi’nin Suudi Arabistan’a gelmesi oldu. Michelin’in 2026 seçkisinde Riyad, Cidde ve AlUla’dan toplam 51 restoran yer alıyor. Bunların 11’i Bib Gourmand kategorisinde bulunuyor.
Sadece Riyad’da Michelin seçkisine giren 33 restoran bulunuyor. Listede Suudi mutfağının yanı sıra Japon, Fransız, Çin, Ermeni, Lübnan ve Türk mutfağından restoranlar da yer alıyor. Cidde’de ise 13 restoran seçkiye girmiş durumda.
Bu çeşitlilik, ülkenin gastronomi stratejisinin yalnızca yerel mutfağı tanıtmakla sınırlı olmadığını; küresel restoran markalarını ve şefleri de ülkeye çekmeye dayandığını gösteriyor.

Turizm hedefi 150 milyon ziyaretçi
Gastronomi yatırımlarının arkasında Suudi Arabistan’ın daha geniş turizm hedefleri bulunuyor. Ülke, Vision 2030 kapsamında belirlediği 100 milyon ziyaretçi hedefine planlanandan yıllar önce ulaştıktan sonra 2030 hedefini 150 milyon ziyaretçiye yükseltti.
Turizmin 2030’a kadar ekonominin yüzde 10’undan fazlasını oluşturması ve sektörde 1,6 milyon kişilik istihdam yaratılması hedefleniyor.
Bu büyüme restoran sektörünü de doğrudan etkiliyor. Suudi Arabistan’da premium restoran satışlarının yılda yaklaşık yüzde 7 büyüdüğü belirtilirken, sektöre yönelik yeni finansman modellerinin de hızla yaygınlaştığı görülüyor.
Ünlü şefler Riyad’a geliyor
Riyad’daki dönüşümün en görünür taraflarından biri de uluslararası şef ve restoran markalarının artması.
Michelin seçkisinde Daniel Boulud’nun Julien by Daniel Boulud ve Café Boulud restoranları bulunurken; Michael Mina’nın Taleed restoranı da Riyad’ın üst segment gastronomi sahnesinde yer alıyor.
Bunun yanında Japon, Çin, Fransız, Lübnan ve diğer uluslararası mutfaklardan restoranların hızla çoğalması, Riyad’ın bölgesel bir gastronomi başkenti olma iddiasını güçlendiriyor.

Yerel mutfak da yeniden keşfediliyor
Ancak gastronomi dönüşümü yalnızca yabancı markaların ülkeye gelmesi anlamına gelmiyor. Michelin Rehberi özellikle Suudi mutfağının bölgesel çeşitliliğine dikkat çekiyor.
Najd mutfağı, Kızıldeniz kıyılarının deniz ürünleri, Hicaz bölgesinin baharatlı yemekleri ve geleneksel kahvaltı kültürü gibi yerel unsurlar modern restoranlarda yeniden yorumlanıyor. Riyad’daki Aseeb, Tameesa ve Thara gibi restoranlar Suudi mutfağını merkeze alan Michelin seçkisindeki örnekler arasında.
Cidde’de ise Kızıldeniz ürünleri ve özellikle deniz mahsulleri bölgesel gastronominin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Gastronomi ekonomik dönüşümün parçası
Suudi Arabistan’ın gastronomi hamlesini yalnızca restoran açılışları üzerinden okumak yeterli değil. Ülke, turizm, kültür, eğlence ve konaklama yatırımlarını ekonomiyi petrolden çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak ele alıyor.
Public Investment Fund’ın 2026-2030 stratejisi de yerel ekonomik ekosistemlerin geliştirilmesi, özel sektör katılımının artırılması ve yeni sektörlerin büyütülmesi hedefini sürdürüyor.
Ortaya çıkan tablo, Suudi Arabistan’ın gastronomiyi yalnızca ziyaretçilere sunulan bir hizmet olarak değil, turizm markasının ve ekonomik dönüşümünün yeni vitrinlerinden biri olarak gördüğünü gösteriyor.
