Birleşmiş Milletler (BM), mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) küresel ekonomiye katkılarını ön plana çıkarmak amacıyla her yıl 27 Haziran’da “Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Günü”nü kutlamaktadır. Bu yılki etkinlik, “İnovasyon ve Sürdürülebilir Sanayi Gelişimi Yoluyla KOBİ’lerin Güçlendirilmesi” temasıyla 6 Temmuz’da BM’nin New York’taki merkezinde gerçekleştirilecek.
BM verilerine göre, dünya genelindeki işletmelerin yüzde 90’ını KOBİ’ler oluşturmaktadır ve bu işletmeler istihdamın yaklaşık yüzde 70’ini sağlamaktadır. KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki rolünü değerlendiren Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Türkiye’de 3,9 milyon KOBİ bulunduğunu ve bu işletmelerin toplam istihdamın büyük kısmını karşıladığını belirtti.
Lopez, KOBİ’lerin Türkiye’nin her bölgesinde faaliyet gösterdiğini ve ekonomik büyüme ile sürdürülebilir kalkınmada kritik bir rol oynadığını ifade etti. Ayrıca, KOBİ politikalarının ekonomik ve sosyal açıdan önem taşıdığını vurgulayarak, desteklenmelerinin çok yönlü adımlar gerektirdiğini söyledi.
Dünya Bankası’nın KOBİ’lere destek sağlama yöntemlerini açıklayan Lopez, hızlı finansman sağlama ve uzun vadeli kredi programları tasarlama gibi stratejilerle bu işletmelerin daha dayanıklı hale gelmesine yardımcı olunduğunu belirtti. 2020-2023 döneminde, Dünya Bankası destekli projelerin Türkiye’deki 87 binden fazla KOBİ’ye finansman sağladığı ve yaklaşık 115 bin işin korunmasına katkıda bulunduğu ifade edildi.
Ayrıca, deprem sonrası destek projelerinin önemine de dikkat çeken Lopez, bu projelerin yaklaşık 40 bin KOBİ’ye finansman sağladığını açıkladı. Türkiye’nin güçlü bir KOBİ tabanına sahip olduğunu belirten Lopez, bu tabanın daha verimli ve kapsayıcı hale gelmesinin sürdürülebilir büyüme açısından kritik olduğunu dile getirdi.
IFC Türkiye Direktörü Lisa Kaestner, KOBİ’lerin ekonominin en geniş tabanını oluşturduğunu vurgulayarak, doğru finansman araçlarının istihdam ve verimlilikle bağlantılı olduğunu ifade etti. Gelecekte KOBİ finansmanında daha fazla özel sermaye hareketliliği ve finansmanın KOBİ’lere ulaşım kanallarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kaestner, kadın istihdamının artırılmasının da öncelikli hedefleri arasında olduğunu, kadınların iş gücüne katılım oranının düşük olduğunu ve bu farkın kapanmasının Türkiye’nin GSYH’sine önemli katkılar sağlayabileceğini kaydetti.