İstanbul’un gastronomi takvimine yeni bir etkinlik daha eklendi. Taste and the City, 5 Eylül’de Beykoz Kundura’da kapılarını açtı.
İki gün sürecek etkinlik, gastronomiyi yalnızca restoranlar üzerinden değil; üretici, şef, zanaatkâr ve farklı mutfak kültürlerini aynı alanda buluşturan bir programla ele alıyor.
İlk olarak 16-17 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan organizasyon, olumsuz hava koşulları nedeniyle 5-6 Eylül’e ertelenmişti.
Farklı mutfaklar aynı alanda
Etkinliğin gastronomi bölümünde İstanbul’dan farklı restoran ve mutfakların hazırladığı seçkiler yer alıyor.
Programda Tavern, Bordel, Petra, TABH Kitchen, Halef, Melez Tea, Casa de Cem Sorvetta, Mitte Brot, Sushirap, Asırda Döner, Happu Antakya, Sinopia Mantı ve Glad Börek gibi farklı mutfak anlayışlarına sahip işletmeler bulunuyor.
Dünya mutfaklarından sokak lezzetlerine uzanan seçki, İstanbul’un son yıllarda çeşitlenen yeme-içme kültürünün farklı örneklerini aynı alanda bir araya getiriyor.
Şefler ve üreticiler de programda
Taste and the City yalnızca yeme-içme alanlarından oluşmuyor.
Atölye ve söyleşilerde şefler, üreticiler ve yaratıcı isimler mutfak kültürü, üretim yöntemleri, şehir yaşamı ve gastronominin değişen yapısı üzerine konuşuyor.
Programda Cem Ekşi, Burcu Aykıran, Emirhan Paralı, Emre Rende, Beliz Ürkmez, Alp Açık ve Sinan Kızıklı’nın katıldığı söyleşiler de bulunuyor.
Yerel üreticiler, butik markalar ve zanaatkârlar için ayrılan Lokal Market bölümünde ise küçük ölçekli üretimler ziyaretçilerle buluşuyor.
Beykoz Kundura’da 6 Eylül’e kadar sürecek
Wonder Wheel Agency tarafından düzenlenen Taste and the City, Beykoz Kundura’nın açık ve kapalı alanlarında gerçekleştiriliyor.
Gastronomi programına gün boyunca konserler ve farklı etkinlikler de eşlik ediyor.
Festival 6 Eylül Pazar günü sona erecek.
