ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekteki para politikalarında şahin bir tutum sergileyeceği yönündeki beklentiler, dolar talebini artırarak dolar/yen paritesinin 161,95 seviyesine çıkmasına yol açtı. Orta Doğu’daki gelişmelerin varlık fiyatları üzerindeki etkileri de dikkatle izleniyor.
Bölgedeki ateşkesin kalıcılığına dair iyimserlik, küresel enflasyon ve büyüme beklentilerini olumlu yönde etkileyebilirken, merkez bankalarının temkinli adımlar atacağı yönündeki öngörüler devam ediyor. Bu bağlamda, Fed’in uzun süre sıkı bir duruş sergileyeceği beklentileri doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasını hızlandırdı.
Dolar/yen paritesi, 161,95 seviyesine ulaşarak Temmuz 1986’dan bu yana en yüksek seviyesini gördü ve son 40 yılın zirvesini test etti. ABN AMRO Kıdemli Döviz ve Petrol Stratejisti Georgette Boele, dolardaki yükselişin Fed’e yönelik bakış açısının yeniden değerlendirilmesiyle tetiklendiğini belirtti. Boele, piyasaların Fed’in faiz artışlarını fiyatlandırırken hızlı hareket ettiğini ifade etti.
Boele, ayrıca ABD ile İran arasındaki anlaşmanın dolara yönelik riskleri yeniden gündeme getirebileceğini, ancak yatırımcıların bu risklere henüz tam odaklanmadığını vurguladı. Fed toplantısının ardından petrol fiyatlarının düşmesine rağmen doların yeniden yükselmesi dikkat çekici bulunuyor.
Yüksek petrol ve gaz fiyatlarının doları desteklediğini söyleyen Boele, ABD’nin bir enerji ihracatçısı olması nedeniyle doların güçlü kalabileceğini belirtti. Euro Bölgesi’nin enerji ithalatçısı olması dolayısıyla euroya ağırlık verildiğini, düşük enerji fiyatlarının ise dolar zayıflığına ve euro toparlanmasına yol açması gerektiğini ifade etti. Ancak, şu ana kadar bu tepkinin sınırlı kaldığı görülüyor.